SİNİR OTU (SİNİRLİ OT)

SİNİR OTU (SİNİRLİ OT)
Bu haber 04 Ağu 2012 Cts 21:52 tarihinde eklendi.
mm
Paylaş:

 

SİNİR OTU (SİNİRLİ OT)

 
SİNİRLİ YAPRAK OTU (SİNİROTU) : Sinirotugiller familyasından; bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Birçok yabani türü vardır.

Faydası : İdrar söktürür. Yaraları iyileştirir. Cerahatı boşaltır. Nasırların sökülmesinde kullanılır.

Botanik: a) Sivri Sinirli ot Çay ve Natürel İlaç yapımında, Büyük Sinirli ot Homeopatide Tentür yapımında kullanılır. 1) Sivri Sinirli ot 10-50cm boyunda çok yıllık, kökleri saçak şeklinde ve dikine yükselen bir bitkidir. Yapraklar mızrak şeklinde, kenarları bütün, ucu sivri, hafif tüylü, baştan uca doğru 5-9 adet ana damardan oluşur, koyu yeşil renkli roset yapraklardır. Çiçekleri 10-50cm uzunluğunda bir sap üzerinde bir silindir veya küre şeklinde çiçek demeti bulunur ve Taçları beyazımsı veya pem-be renkli bir sap üzerinde 2-3 mm büyüklüğündedir. Meyveleri 3-4mm büyüklüğünde yumurta şeklinde içinde iki adet tohumları bulunur ve tohumları uzunca ve de siyahımsı renktedir. Büyük Sinirli otun farkı yap-raklarının geniş olmasıdır, takriben 8-12cm uzunluğunda,5-9cm enin¬¬de yumurta şeklinde kenarları hafif dalgalıdır.

Yetiştirilmesi: Hemen her yerde yetişen Sinirli otun tohumlarından bir-kaç tane bahçenizin bir köşesine ektiğinizde o orada herhangi bir özene gerek kalmadan gelişir ve yayılır.

Hasat Zamanı: Sinirli otun yaprakları, özellikle taze yaprakları ezilme¬den Mayıs’tan Ekim’e kadar toplanır, havalı, kuru yerlerde kurutulur ve kaldırılır. Tentür ise Büyük Sinirli otun taze yapraklarından yapılır. Ma-alesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutul-malıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur ku¬ru¬maz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.

Birleşimi: Sivri Sinirli otun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
a) İridoidglikozitler % 2 -4 oranında olup en önemlileri % 1-3 de Aucubin ve % 0-1 Catalpol’dan oluşur. Ayrıca Asperulosit, Globularin, Desasetilasperulosidasitmetilester içerir. Taze yapraklarda daha çok Catalpol ve eski yapraklar genellikle Aucubin ağırlıklıdır.
b) Phenylethanoid (feniletanoit) % 3-8 oranında olup en önemlileri Acteosid (Asteosit), İzoacteosid, Plantamajosid ve Lavandulifoliosid.
c) Fenolkarbonikasitler: Cistanosit F, Chlorogenasit, Neochlorgenasit, Ferulasit, p-Hidroksibenzoasit, Protokateşuasit ve Gentisinasit.
d) Flavonlar ;
1) Luteolin ve Apigenin
2) Flavonglikozitler; Apigenin -7-O- glİkosit, Apigenin -6, 8- di –C – glikosit, Apigenin -7-O- glukronit, Apigenin -7-O- glukronilglikosit, Luteolin -7-O – glikosit ve Luteolin -7-O- glukronit.
e) Müsilajpolisakkoritler % 2-6,5 arasında olup; Rhamnogalakturonan, Rhamnoarabinogalaktan, Poligalakturanarabinoz, Glakomannan ve Arabinogalaktanlar içerir.
f) Kumarinler : Aesculetin ve Loliolid.
g) Ayrıca Minerallaerden ; Potasyum, Kalsiyum, Demir, Sodyum ve Çinko C ve K Vitaminini, ß- Karotin, Silikasit % 1, – 1,5, Tanin % 6-7, Saponinler, Eteryağı Lab – Enzim ve Invertin (Hamşeker) içerir.

Araştırmalar: Son yıllarda Sinirli ot Ekstresi veya şurubu ile Nefes yolları hastaları üzerinde Kliniklerde tedavi denemeleri yapılmaya başlanmıştır. Bu deneylerde Sinirli ot ekstre veya şuruplarının Tahrişli Öksürük, Bronşit ve Nefes yolları Enfeksiyonunu iyileştirdiği görülmüştür.

1) Sinirli ot Şurubu ile 326 Nefes yolları rahatsızlıkları olan hastalar üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Bu hastalardan % 35’i Nefes yolları enfeksiyonu, % 30 Bronşitli ve % 20 si Tahrişli Öksürükten ra-hatsız olan kişiler üzerinde 3-14gün süren tedavi denemesi yapılmış-lardır. Hastaların % 92’ si bu şurubun % 92 oranında Kimyasal ilaç¬lara göre aynı oranda iyi veya daha iyi olduğu kanaatine varılmıştır.
Hastalar ilaç üzerinde % 21 çok iyi, %62 iyi, % 4 orta, %’ 3 az etkili ve % 10’ u çok az etki demişlerdir.

Ayrıca uyumluluk (ilacın vücuda uyumu) konusunda hastaların % 49’u çok iyi, %48’i iyi ve % 3’ü orta derecede olduğu beyan edilmiştir. (Nhp.4.96.93)

2) Nefes yolları rahatsızlıkları olan 593 hasta üzerinde Sinirli ot Şurubu ile Tedavi denemesi ortalama 9 gün sürmüş ve hastalardan % 22’ si çok iyi, % 63’ü iyi, % 9,9’u orta derece, % 1,1 ‘ i az %3,3 etkisiz olduğunu beyan etmişlerdir. Bu tedavi denemesinde de Nefes darlığı, Tahrişli Öksürük, Göğüs ağrısı ve Nefes yollarında hırlamaya karşı etkili olduğu görülmüş ve Balgam söktürdüğü tespit edilmiştir. (Z.P.4.98.219)

3) Bir gün pikniğe gitmiştik (Haziran 1997) orada meyve suyu içerken meyve suyu içindeki üzüm arısı damağımı soktu ve bir anda kafam ateş gibi yanmaya başladı. Hemen arabaya binerek topluca eve geldik. Eşyaları eve taşırken bahçedeki Sinirli otu gördüm hemen onlardan birkaç yaprak topladım yıkadım ve çiğnedim. Arının sokması ile ateş gibi yanan başımın ağrısı 5-10dakika sonra tamamen iyileşti.

4) Ayak parmakları arasındaki pişiklere karşı Sinirli otun tazesi veya kurusu parmak arasına koyup sarınca pişikleri 2-3günde iyileştirir. Ben 2-3defa denedim ve etkisini gördüm.

5) Şamil’le 29.07.2003 günü Böğürtlen toplarken çocuğu (6 yaşında) sağ gözünün üstünde ve sol kolundan üzüm arısı soktu, hemen orada bulunan Sinirli otu hafif ezerek sokulan yerlere sürdüm. Çocuk 5 dakika sonra ağrısının bulunmadığını söyledi.

Tesir Şekli: Antibiyotik, Antiinflogistik (iltihapları önleyici) , öksürük ke-sici, balgam söktürücü, göğüs yumuşatıcı, immun sistemini kuvvet¬len¬dirici (bağışıklık sistemini kuvvetlendirici) , yaraları iyileştirici, antitoksik, antiviral, krampları çözücü ve antihepatoksik (karaciğer zehirlerini za-rarsız hale getirici).

Kullanılması: Sinirli ot ekstresi veya Şurubu;

a) Klinik araştırmalarına göre: Başta Nefes yolları rahatsızlıklarından; Öksürük, tahrişli öksürük, Bronşit, Nefes darlığı, Göğüs ağrısı ve Nefes yolları enfeksiyonuna karşı kullanılır. Ayrıca iltihaplı deri hastalıkları, ayak parmakları arasındaki mantar ve arı sokmasına karşı kullanılır.

b) Komisyon E’ye göre: Komisyon E 30.11.1985 tarihli ve 223 Nolu Monografi bildirisinde başta; Nefes yolları ve üşütmesi, Ağız v yutak mukozasının iltihaplanması, haricen ise iltihaplı yaralara karşı kullanılır.

c) Homöopatide; Diş ağrısı, kulak ağrısı, Nevralji (Sinirsel ağrı), Yüz Nevraljisi (Trigeminusnevralji) ve yatağı ıslatmaya karşı kullanılır. Ayrıca ayak parmakları arasındaki pişikleri de iyileştirir.

d) Halk arasında; başta Öksürük, Bronşit, Bronşitli Astım, Astım, Boğmaca, Verem ve genel üşütme hastalıklarına, yatak ıslatma, ayak ağrısı, Basur, İshal, Böbrek ve Mesane rahatsızlıklarına karşı ve Kan temizleyici olarak kullanılır.

Haricense; Sivrisinek, Arı ve benzeri böceklerin sokmasına karşı Sinirli ot yaprağı ezilerek bağlanır veya öz suyu sürülür. Ayak parmakları arasındaki pişiklere ve de parmak arasındaki cerahatli iltihaplı dolamaya Sinirli ot ezilerek sarılırsa 2-3 günde iyileştirir.

Çay: İki kahve kaşığı Sinirli ot demliğe konur ve üzerine 200 -300 ml kaynar su ilave edildikten sonra 5-10dakika demlenmesi beklenir ve de süzülerek içilir.

Açıklama: Sinirli otun birleşimindeki Aucubin, ß – Glukozidazlar anzimi tarafından parçalanarak Aucubigenin ve Glikoza ayrılır ve ortaya çıkan Aucubigenin antibakteriel bir özelliğe sahip olduğundan mikropları yok-eder. Yapılan bir dizine araştırma da Sinirli ot ekstresi kaynatıldığında ß – Glukozidazanzimi etkisiz hale gelmekte ve Aucibine parçalamakta ve Sinirli ot ekstresi etkisini büyük oranda yitirmektedir. Şurup veya ekstreye %2 oranında ß – Glukozidazanzimler katıldığında ekstre veya Şurup çok aktifleşmektedir. Bu nedenle Sinirli ot yaprağı, ekstresi veya şurubu kaynatılmamalıdır.

Sinirli ot bir yandan müsilaj, diğer yandan Silisikasit, ayrıca Fridoit gli-kozitler ve de Feniletanoit içermesi bu bitkiye çok farklı özellikler ka¬zan-dırır. Müsilaj Mukazayı (sümüksü iç deriyi) korucu ve balgam söktürücü, Silisikasit içeren bitkiler (Kuşekmeği, Atkuyruğu otu, Sinirli ot ve Kedi başı otu) eskiden Vereme karşı kullanılmıştır ve de Ividoitler ile Fe-niletanooitlerin anibiotik ve antivirel olduğu da yapılan araştırmalarla belgelenmiştir.

Çay Harmanları:

Göğüs ve Öksürük Çayı
>25 g Anason tohumu
>25 g Öksürük otu
>20 g Meyan kökü
>20 g Sinirli ot
>10 g Ebem gömeci Çiçeği

Bronşit ve Öksürük Çayı
>25 g Çuha kökü
>25 g Kekik otu
>20 g Sinirli ot
>20 g Ebem gömeci Çiçeği
>10 g Rezene tohumu

Göğüs ve Öksürük Çayı
>25 g Sinirli ot
>25 g Kekik otu
>20 g Rezene tohumu
>20 g Meyan kökü
>10 gr Güveotu

Öksürük çayı;
>30 gr Kekik otu
>35 gr Hatmi kökü
>25 gr Sinirli ot
>10 gr Meyan kökü
>10 gr Rezene tohumu

Kuru Öksürük Çayı
>40 g Sinirli ot
>20 g Ebem gömeci Çiçeği
>20 g Calba Çiçeği
>10 g Meyan kökü
>10 g Rezene tohumu

Öksürük ve Bronşit Çayı
>25 g Sinirli ot
>25 g Öksürük yaprağı
>25 g Kekik otu
>15 g Rezene tohumu
>10 g Calba Çiçeği

Öksürük ve Nefes yolları İltihap çayı
>40 gr Sinirli ot
>20 gr Kuşburnu
>10 gr Calba Çiçeği
>10 gr Mürver Çiçeği
>10 gr Rezene tohumu
>10 gr Güveotu

Öksürük çayı;
>30 gr Kekik otu
>20 gr Hatmi kökü
>20 gr Sinirli ot
>10 gr Rezene tohumu
>10 gr İzlanda likeni
>10 gr Meyan kökü

Deri Hastalıkları Çayı
>30 g Menekşe otu
>30 g Sinirli ot
>10 g Sefa Çiçeği
>10 g Papatya Çiçeği
>20 g Hamamelis yaprağı

Üşütme Çayı
>30 g Sinirli ot
>20 g Ihlamur Çiçeği
>20 g Kuşburnu
>20 g Nane yaprağı
>10 g Papatya Çiçeği

Kramplı Öksürük Çayı
>30 g Sinirli ot
>30 g Itır kökü
>15 g Ebem gömeci Çiçeği
>15 g Calba Çiçeği
>10 g Anason tohumu

Öksürük ve Bronşit Çayı (Kramplı Öksürük ve Boğmaca)
>30 g Sinirli ot
>20 g Kekik otu
>20 g Çuha kökü
>30 g Itır kökü

Şurup: Şurup hazırlanırken bitki kaynatılır. Süzülür bal veya Natürel şekere belli oranlarda karıştırıldıktan sonra Şurup elde edilir fakat Sinirli ot kaynatıldığında etkisini kaybeder. Bu nedenle Sinirli ot Şurubu hazırlanırken farklı bir metot izlenir ve Sinirli ot ekstresi bal veya Natürel ilaçla hazırlanır.

Homeopati’de: Homöopatide genellikle Büyük Sinirli otun taze yapraklarından 20 -30 g bir şişeye konur ve üzerine 100 ml % 70’lik Alkol ilave edilir. Şişe güneş ışınlarından uzakta 4-6 hafta bekledikten sonra süzülerek Homöopatide “ Plantago major” ismi ile anılan Tentür elde edilir. Bu Tentürden günde 3-5 defa 15-25 damla alınır.

Ekstre: Sinir otun yaprakları % 70’lik Alkole (Etanel) ekstresi yapılır ve bu ekstre aynı Tentür gibi kullanılır.
Yan Tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur.

Dar yapraklı sinirliot (Plantago Lanceolata)

Sinirliot çeşitlerinden , dar yapraklı sinirliot (Plantago Lanceolata) ve geniş yapraklı sinirliot (Plantago Major, Plantago asiatica) aynı etkilere sahiptir ve aynı biçimde kullanılırlar. Her ikisi de kır yollarında, çimenli tarla kıyılarında, nemli arazilerde, bahçe ve parkların çimleri arasında, pratik olarak dünyanın her bölgesinde yetişir. Yöresel olarak, “sinirli yaprak”, “bağa yaprağı” ve “ateş yaprağı” diye de tanınırlar. Müsilaj, acı maddeler, flavonlar, silisik asit ve aucubin glikoziti başlıca etken maddeleridir. Bitkinin antibiyotik etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Sinirliot genellikle solunum organları hastalıklarında kullanılmaktadır. Özellikle, balgamlanma, öksürük, boğmaca, akciğer astımı ve akciğer tüberkülozunda etkilidir. Sinirliot cinslerinin tümü, kök, sap, yapraklar, çiçekler ve tohumlar olmak üzere kullanılır. Başka hiçbir eşdeğer bitkinin yapamayacağı bir biçimde, kanı, akciğeri ve mideyi temizler. Bu yüzden az veya kötü nitelikli kana, zayıf akciğerlere ve böbreklere sahip kişiler, ve sürekli zayıf kalanlar onu kullanmalıdırlar. Akciğer astımında ve bronşiyal astımda, sinirliot ve kekikotu eşit karışımı kullanılabilir. Böyle bir çay harmanı, karaciğer ve mesane rahatsızlıklarında da çok yararlıdır. Çay harmanı şöyle hazırlanır: İçine 1 dilim limon atılmış 1 bardak soğuk su, 1 çay kaşığı dolusu nöbet şekeri ile birlikte kaynatılır, 4-5 kere taşırıldıktan sonra altı söndürülür ve yarım tatlı kaşığı bitki karışımı (ince kıyılmış) bu kaynar suda haşlanır (kaynatılmaz) ve demlenmesi için 1 dakika beklenir. Ağır hastalıklarda günde 4-5 kere taze çay demlenmesi gerekir. Mümkün olduğunca sıcak ve yudumlanarak içilmelidir. Sinirliot pekmezi, kanı tüm zararlı maddelerden arındırır. Her gün yemeklerden önce 1 yemek kaşığı alarak, bu pekmezle gerçek bir kür uygulanabilir.

Kırsal bölgelerde yaşayanlar, bitkinin çok değerli bir yara otu olduğunu bilirler. Tarlada çalışan bir çiftçi ağırca bir biçimde yaralandığında, sinirliot yapraklarını ezerek yarasının üstüne koyduğunda çok şaşırmıştım (Referans1: M.Treben). Yapraklar yıkanmamış olduğu halde, yara iltihaplanmadı. Taze yapraklar ezildiğinde, çatlaklara, kesiklere, arı sokmasına karşı kullanılabilir. Eski bir bitki kitabında şöyle deniliyor: “Örümceğin ısırdığı köpek hemen sinirliota koşar. Sinirliot onu iyileştirir.” Taze yapraklar iki el arasında ovalanıp, biraz tuzla karıştırılarak boğaza sarıldığında, guatr küçülür. Sinirliot ayakkabının içine yatırıldığında, çok yürümekten oluşan kabarcıkları iyileştirir. Her çeşit ve hatta en kötü karakterli çıban bile, taze ezilmiş bitki lapasıyla iyileştirilebilir. Bu yapraklar, hastalığa yakalanan bölgeye uygulandığında, kötü karakterli beze hastalıklarında yardımcı olur. Ama bu tür olaylarda, mercanköşk yağı veya kantaron yağı önceden o bölgeye sürülür, iyice ezilmiş bitki yaprakları üstüne yatırılır ve bir bezle bağlanır. Kısa süre içinde iyileşme başlayacaktır. Linz’deki bir konferansta, ezilerek lapa haline getirilmiş sinirliot yapraklarının her tür yarayı, on yıldır kapanmamış olsa bile iyileştirebileceğini belirttim (Referans1: M.Treben). Beş ay kadar sonra yine Linz’ de bir konferansa katıldığımda, bir kadın dinleyici söz istedi: “Sinirliot yapraklarının eski yaraları da kapatabileceğine inanmamıştım. Bir komşumun bacağındaki yara 17 yıldır kapanmamıştı ve kadın artık sokağa çıkamaz olmuştu. Ona sinirliot yapraklarını götürdüm ve tarif etmiş olduğunuz gibi, bacağına uyguladım. Size inanmamış olduğum için özür diliyorum. Yara çok kısa sürede kapandı ve şu ana kadar da bir daha açılmadı.” Bir başka örnek daha: Savaşta yitirmiş olduğu bacağının yerine protez kullanan eski bir askerin, uzun süren yaz sıcakları yüzünden, bacağının kesilmiş olduğu yerde açık yaralar oluşmuştu. Bu yaralar ne merhemle, ne ışın tedavisiyle ne de iğnelerle iyileştirilemiyordu. Sonunda yaralarına sinirliot yaprağı koyduğunda (Yaprak lapası), yaralar ertesi güne kadar kapandı ve adam yine çalışmaya başladı (Referans1: M.Treben).

Bir keresinde ben de (Maria Treben) sinirliot kullanarak başarı elde ettim. Yıllar önce, kucağıma aldığım torunum, sırf yaramazlık olsun diye ağzımın kenarını ısırmıştı. Bu ısırık yüzünden bir kaç gün bayağı ağrı çektim. Sonra, orayı arada sırada sinirliot özsuyu ile nemlendirmeye başladım. Günün birinde orada kötü karakterli bir serlik oluşabileceğinden korkuyordum. Bir süre sonra, gerçekten de orada bezelye tanesi iriliğinde sert bir düğüm fark ettim. Hemen çayırdan bir avuç sinirliot toplayarak parmaklarımın arasında ezdim ve gün boyunca o sertliğin üzerine sürdüm. Akşama doğru azalmaya başlayan sertlik, ertesi sabah tümüyle yok olmuştu. Hakikaten, her hastalık için bir bitkinin yetiştiğine inanmak gerek. Yazdığım bu satırlar (M.Treben), yıllar boyunca bacaklarındaki açık yaralara katlanmak zorunda kalmış olan yaşlı kişilere de cesaret ve teselli vermelidir. Sizin yaralarınız da sinirliot sayesinde kısa sürede kapanacak ve iyileşecektir. Bu konuda yaşın hiç bir önemi yoktur. Yara ile birlikte şişlik de varsa, ebegümeci ayak banyosu yapılmalıdır. Banyodan sonra, yaranın kenarlarına aynısafa merhemi sürülmelidir. Trombozda da sinirliot yaprakları şiddetle önerilir.

UYARILAR: Bitkinin bilinen hiç bir yan etkisi yoktur.

Sinirliot Tohum Ekstresi

Kullanım Biçimleri:

Çay hazırlamak: Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 15 dakika demlendikten sonra süzülür.

Yaprak Lapası: Dar veya geniş yapraklı sinirliot yaprakları iyice yıkanır ve lapa haline gelene kadar merdane ile ezilir.

Sinirliot Pekmezi: İki avuç dolusu yıkanmış ve ince kıyılmış bitki yaprağı lapa haline getirilir. Bu lapaya biraz su, 300 gr nöbet şekeri ve 250 gr çiçek balı eklenir. Ağır ateş üstünde sürekli karıştırılarak, koyu bir sıvı elde edene kadar kaynatılır. Soğumadan kaplara boşaltılarak, buzdolabında saklanır.

Geniş yapraklı sinirli ot – Karnıyarık Otu – (Plantago asiatica)

Sinirliot türlerinden büyük yapraklı sinirliotun yaprakları oval biçimli, kısa saplı, kenarları dişli veya dalgalıdır. Çiçekleri grimsi veya esmer-kırmızı renklidir. Bu tür Karnıyarık Otu (Plantago asiatica) olarak bilinmektedir. 10-50 cm yüksekliğindeki bu türler çok yıllık ve otsu bitkilerdir. Çiçekleri küçük ve 4 parçalı olup, gövdenin ucunda başak durumunda toplanmışlardır. Dünyanın bir çok ülkesinde salata olarak yenilen bir bitkidir. Beta-karoten, kalsiyum ve askorbik asit (C vitamini), allantion, apigenin, aucubin, baicalein, linoleic acid, oleanolic acid, sorbitol ve tannin içerir. Kurutulmuş olgun tohumları 2-3 mm uzunlukta, esmer veya koyu esmer renkli, kayık biçiminde, tatsız ve kokusuz taneler olup; % 30’ a varan oranlarda müsilaj (mucilage) maddeler içerir. Karnıyarık Otu tohumları diyetlerde kullanılan çözünebilir doğal bir liftir. Suda şişer ve dışkının kolay atılımını sağlar. Sindirim sisteminden yumuşak ve rahat bir şekilde geçmesi için bol miktarda su ile birlikte kullanılır. Diyet için mükemmel bir yardımcıdır. Yemeklerden yarım veya 1 saat önce alındığında tokluk hissi vererek açlığı azaltan, sindirimi artıran ve kilo vermenize yardımcı olan (zayıflatıcı) bir ürün olup, kullananların düzenli öğünlerinde daha az yemek yemesini sağlar. Kandaki yüksek kolesterol ve trigliserid seviyesini düşürmek için kullanılır ve kan şekerini ayarlar. Yapılan araştırmalar karnıyarık otu tohumlarının yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterolü (HDL-Faydalı kolesterol) düzeylerini etkilemeden toplam kolesterol düzeyini düşürebildiğini göstermiştir..

Karnıyarık Otu Tohumunu kullanmaya bol su ile 1-2 kapsülle başlanır, eğer gerekirse kapsül sayısı derece derece arttırılır (Günde en fazla 6 kapsül). Derece derece arttırarak, mide ile onkiparmak bağırsağı arasında bir vana görevi üstlenen pilor çevresindeki kan halkasının, geçen lif hacmine basamak basamak alışması sağlanır.Sinirliot tohumlarının laksatif etkisi, kabuğunun suyla temas ettiğinde kabarmasından kaynaklanmaktadır. Mideye ulaştığında 40-50 kat genişler ve bağırsakların çalışmasına yardım eden bir madde (Raghage) salgılar. Bu jelatine benzer bir kütle oluşturur ve dışkıyı yumuşak bir hale getirir. Sinirliot tohumundan elde edilen çözünebilir lifler, buğday kepeği gibi çözünemeyen liflerden büyük farlılıklar gösterirler. Suyla temas edince, çözünebilir lifler sünger gibi emici hale gelir, yumuşar ve normal hacminin birkaç katı hacme ulaşır. Çözünebilir lifler, dışkı ağırlığını arttırır ve genel olarak dışkının vücuttan atımını hızlandırır. Diğer laksatifler (müsilajlar) gibi bağımlılık yapma riski yoktur. Liflerin yapısı bağırsak duvarlarının temizlenmesine yardımcı olur. Sinirliot Tohumları, çözünebilir lifleri bol miktarda içermesinden dolayı yumuşak ve nazik bir fırça gibi görev yapmaktadır. Kalın bağırsağın kıvrım ve oyuklarına sıkışmış olan artık maddeleri parçalar ve yüzeyinde kaygan bir film tabakası oluşturur. Böylece atık maddelerin hareketini ve atılmasını kolaylaştırır. Yapılan gözlemsel araştırmalarda sinirliot tohumlarının düşük yaşam kalitesine (Az lif alımı, az hareket, sürekli oturarak çalışma gibi) bağlı kabızlığı ortadan kaldırabildiği görülmüştür. Çözünebilir lifler dışkının fazla sıvısını içine çekme özelliğinden dolayı ishali önler. Sinirliot tohumlarının en önemli özelliklerinden biri bağırsakları toksik maddelerden temizlemesidir. Çözünebilir lifler, mantarların (Candida Albica), zararlı bakterilerin, sindirilememiş besinlerin disakkarit fermantasyon ürünlerin (gazlar, fazla laktik asit) ve birçok zararlı kimyasalların vücuttan kolaylıkla atılmasını sağlarlar.
SİNİRLİOT TOHUM EKSTRESİ

Sinirliot türlerinden büyük yapraklı sinirliotun (Plantago major, Plantago asiatica) yaprakları oval biçimli, kısa saplı, kenarları dişli veya dalgalıdır. Çiçekleri grimsi veya esmer-kırmızı renklidir. 10-50 cm yüksekliğindeki bu türler çok yıllık ve otsu bitkilerdir. Çiçekleri küçük ve 4 parçalı olup, gövdenin ucunda başak durumunda toplanmışlardır. Dünyanın bir çok ülkesinde salata olarak yenilen bir bitkidir. Beta-karoten, kalsiyum ve askorbik asit (C vitamini), allantion, apigenin, aucubin, baicalein, linoleic acid, oleanolic acid, sorbitol ve tannin içerir. Kurutulmuş olgun tohumları 2-3 mm uzunlukta, esmer veya koyu esmer renkli, kayık biçiminde, tatsız ve kokusuz taneler olup; % 30’ a varan oranlarda müsilaj (mucilage) maddeler içerir. Sinirliotun tohumları diyetlerde kullanılan çözünebilir doğal bir liftir. Suda şişer ve dışkının kolay atılımını sağlar. Sindirim sisteminden yumuşak ve rahat bir şekilde geçmesi için bol miktarda su ile birlikte kullanılır. Diyet için mükemmel bir yardımcıdır. Yemeklerden yarım veya 1 saat önce alındığında tokluk hissi vererek açlığı azaltan, sindirimi artıran ve kilo vermenize yardımcı olan (zayıflatıcı) bir ürün olup, kullananların düzenli öğünlerinde daha az yemek yemesini sağlar. Kandaki yüksek kolesterol ve trigliserid seviyesini düşürmek için kullanılır ve kan şekerini ayarlar. Yapılan araştırmlar sinirliot tohumlarının yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterolü (HDL-Faydalı kolesterol) düzeylerini etkilemeden toplam kolesterol düzeyini düşürebildiğini onaylamıştır.

Sinirliot Tohum Ekstresini kullanmaya bol su ile 1-2 kapsülle başlanır, eğer gerekirse kapsül sayısı derece derece arttırılır (Günde en fazla 6 kapsül). Derece derece arttırarak, mide ile onkiparmak bağırsağı arasında bir vana görevi üstlenen pilor çevresindeki kan halkasının, geçen lif hacmine basamak basamak alışması sağlanır.Sinirliot tohumlarının laksatif etkisi, kabuğunun suyla temas ettiğinde kabarmasından kaynaklanmaktadır. Mideye ulaştığında 40-50 kat genişler ve bağırsakların çalışmasına yardım eden bir madde (Raghage) salgılar. Bu jelatine benzer bir kütle oluşturur ve dışkıyı yumuşak bir hale getirir. Sinirliot tohumundan elde edilen çözünebilir lifler, buğday kepeği gibi çözünemeyen liflerden büyük farlılıklar gösterirler. Suyla temas edince, çözünebilir lifler sünger gibi emici hale gelir, yumuşar ve normal hacminin birkaç katı hacme ulaşır. Çözünebilir lifler, dışkı ağırlığını arttırır ve genel olarak dışkının vücuttan atımını hızlandırır. Diğer laksatifler (müsilajlar) gibi bağımlılık yapma riski yoktur. Liflerin yapısı bağırsak duvarlarının temizlenmesine yardımcı olur. Sinirliot Tohumları, çözünebilir lifleri bol miktarda içermesinden dolayı yumuşak ve nazik bir fırça gibi görev yapmaktadır.Diğer laksatifler (müsilajlar) gibi bağımlılık yapma riski yoktur. Liflerin yapısı bağırsak duvarlarının temizlenmesine yardımcı olur. Sinirliot Tohumları, çözünebilir lifleri bol miktarda içermesinden dolayı yumuşak ve nazik bir fırça gibi görev yapmaktadır. Kalın bağırsağın kıvrım ve oyuklarına sıkışmış olan artık maddeleri parçalar ve yüzeyinde kaygan bir film tabakası oluşturur. Böylece atık maddelerin hareketini ve atılmasını kolaylaştırır. Yapılan gözlemsel araştırmalarda sinirliot tohumlarının düşük yaşam kalitesine (Az lif alımı, az hareket, sürekli o …

Diyare (ishal) Önleyici etki: Çözünebilir lifler dışkının fazla sıvısını içine çekme özelliğinden dolayı ishali önler.

Toksik (zehirli) Maddelerin Atılması: Sinirliot tohumlarının en önemli özelliklerinden biri bağırsakları toksik maddelerden temizlemesidir.

Çözünebilir lifler, mantarların (Candida Albica), zararlı bakterilerin, sindirilememiş besinlerin disakkarit fermantasyon ürünlerin (gazlar, fazla laktik asit) ve birçok zararlı kimyasalların vücuttan kolaylıkla atılmasını sağlarlar.
UYARI: Bu ürünü çocukların kullanması tavsiye edilmemektedir.
Kullanım Şekli ve Dozaj:
Sinirliot Tohum Ekstresi; 500 mg’ lık kapsüller halinde sunulmuş olup, günde 1-2 kapsülle başlanır ve eğer gerekiyorsa derece derece artırılarak günde 2 kez 3 kapsüle kadar çıkılabilir (Günde en fazla 6 kapsül). Herbir kapsül için 1 bardak (200 gr) su veya sıvı kullanılmalıdır.

 

 

.

Etiketler
Paylaş:
"SİNİR OTU (SİNİRLİ OT)" HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Bu konuya hiç yorum yapılmadı.

Yorum yapma kapalı.

HEMEN YORUM YAP
img

BU HABERLER DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Asrın Gıdası Spirulina
Asrın Gıdası Spirulina Bir süredir değişik sağlık problemleri nedeniyle anemi...
Çayın Faydaları,Türk Çayının Faydaları Nelerdir,Türk Çayının yararları
Çayın Faydaları,Türk Çayının Faydaları Nelerdir,Türk Çayının yararları   Türk çayının...
Bademcik iltihabı
Bademcik nedir ? Bademcikler ağız içinde boğazımızın her iki yanında...
Ayak mantarları
Ayak mantarları Tanım: Ayak mantarları genellikle parmak aralarında oluşan rahatsızlıklardır....
haber kategorileri
  • Kategori yok
çok okunan haberler
Malesef, bugün hiç haber girilmedi.
Malesef, bu hafta hiç haber girilmedi.
Malesef, bu ay hiç haber girilmedi.

Başvuru Kaynakları Başvuru Kaynakları