AMFİZEM NEDİR ? KOAH NEDİR ?

AMFİZEM NEDİR ? KOAH NEDİR ?
Bu haber 30 Eki 2012 Sal 2:34 tarihinde eklendi.
mm
Paylaş:

AMFİZEM NEDİR?

Akciğer felci olarak da adlandırılmakta olan amfizemin, açıklamasını yapmakla işe başlayalım. Solunum yetmezliğine yol açan en yaygın kronik akciğer hastalıklarından biridir.

Amfizem, akciğerlerdeki hava keseciklerinin (alveol) gerilip genişlemesiyle beliren bir hastalıktır.

Sebepleri : Akciğer amfizemi kronik bronşit, astım, akciğer veremi gibi hastalıklar sonucunda gelişebilir. Özellikle ileri yaşlarda, akciğerlerde yaygın bağdoku artışı esnekliğin yitirilmesine ve amfızeme yol açabilir. Birçok araştırma amfizeme kalıtsal bir yatkınlık olabileceğini göstermiştir. Ama bu hastalığın bilinen en önemli nedeni sigara alışkanlığıdır.
Belirtileri : Hastalık sessiz ilerler ve ancak ileri ev­relerinde belirti verir. İlk belirti nefes darlığıdır; başlangıçta hareket sırasında, ama daha sonra dinlenirken de gözlenir.İleri evrelerde solunum yüzeyselleşir. Soluk alınırken göğüs kafesini genişle­ten hareket ancak yardımcı solunum kaslarıyla yapılabilir. Buna “dikine” solunum denir, çünkü soluk alırken göğsün enine çapı artmaz, dikine bir hareket görülür.

KOAH akciğerin zararlı gaz ve partiküllere karşı anormal enflamatuar yanıtı sonucu ortaya çıkan tıkayıcı ve ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. Ekspirium (nefes verme) sırasında havayollarında ortaya çıkan çökme ve aşırı bronşial ifrazat havayollarında daralmaya neden olarak hava akım hızını azaltmakta ve bu olay sürekli olarak şiddetini arttırarak hastanın yaşam kalitesinde bozulmaya yol açmaktadır.

Bu tanımdan da anlaşıldığı gibi KOAH´ta havayollarında meydana gelen değişikler geri dönüşümsüzdür ve sürekli ilerleyici karakter gösterir.American Thoracic Society´nin tanımına göre KOAH, Kronik bronşit ve amfizeme bağlı hava akımı kısıtlaması ile karakterizedir. Yine aynı derneğin tanımlamasına göre Kronik bronşit, birbirini izleyen iki yıl içersinde bir başka nedene bağlanamayan ve en az 3 ay süren kronik öksürük ve balgam çıkarma olarak ifade edilebilir. Amfizem ise akciğerin en uç noktalarında yer alan ve atmosfer havasından Oksijeni alıp kandaki Karbon dioksiti havaya vermemizi sağlayan alveolerin (küçük hava kesecikleri) anormal ve kalıcı genişlemesidir. Bu 2 hastalığın akciğerde yerleştiği alan ve yapmış oldukları kalıcı değişiklikler farklı tipte olmakla beraber KOAH,genellikle kronik bronşit ve amfizemin değişik oranlarda birlikteliği ile karakterizedir.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), amfizem ve kronik bronşiti kapsayan bir hastalık grubudur. KOAH’ın en sık görülen özelliği, akciğerlerinize giren ve akciğerlerinizden çıkan havayı nefes darlığına neden olacak derecede kısıtlayabilmesidir.

Amfizem

Amfizem, alveollerdeki hava boşluklarında, alveol duvarlarının yıkımıyla oluşan anormal ve kalıcı genişlemedir (açık bir nedbeleşme yoktur). Klasik semptomu nefes darlığıdır.

LOPÇUKORTASI AMFİZEMİ

Bir lopçuğun ortasının, yani solunum bronşçuklarının genişleyerek yıkılmasıdır. Hava kesecikleri kanalları ve keseler sağlam kalırlar gaz alışveriş yüzeyi de çok az azalır. Evrim sırasında, yıkılmış solunum bronşçukları genişler, birbirleriyle karışır ve yıkıntı odaklan oluşturur. Bozunlar akciğerlerin üst yarısında yerleşirler. Bu temel bozunun yanında, tüm akciğere yayılmış lopçuk bronşçuklarının ve uç bronşçuklannm kesin daralmaları (kapanma) da görülür. Büyük ve orta boy bronşlarda, çoğunlukla süreğen bronş iltihabı (müzmin bronşit) bozunları saptanır.

Lopçukortası amfizeminin bakteri, virüs ya da toksin kökenli tekrarlayan ivegen bronş iltihapları sonucu oluştuğu sanılmaktadır.Genellikle sanayi ve kentleşme bölgelerinde ve erkeklerde görülmektedir. Bu arada tütün ve hava kirlenmesinin, hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırıcı etmenler oldukları kuşku götürmez.Bronş daralmaları, havanın hava keseciklerine girmesini engeller. Gaz ahş verişi bölgelerine gelen hava, yıkılmış solunum bronşçukları içinde yiter. Bu durum akciğer havalanmasını kötü biçimde etkiler. Ne var ki, kılcal damar dolaşımı, lopçuk amfizeminde olduğu gibi yıkılmamıştır bir kısa devre vardır, yani karbondiyoksit yüklü kanın bir bölümü, artık gaz alışverişinin yapılmadığı hava kesecikleri kılcal damarlarından geçer ve karbondiyoksit kapsayan kan, gaz alışverişi bölgesinden oksijenden yoksun olarak çıkar. Bu durumda kan oksijeni azalması (hipoksi) belirir ve ikincil olarak bir alyuvar çoğalmasına (kanın az oksijen kapsadığını farkeden organizma, oksijen taşıyıcı alyuvarlardan daha çok üreterek, alışverişin daha çok yapılmasını sağlar) yolaçar.

Lopçuk amfizeminde ise tersine, hava kesecikleri ve kılcal damarlar yokolur, dolayısıyle kısa Lopçukortası amfizemi, daha çok sanayi ve kent merkezlerinde yaşayanlarda görülmektedir. Hava kirliliği, tütün, bu hastalığın gelişmesini kolaylaştırmaktadır.Elle muayenede ses titreşimleri (hasta «41» diye sayarken doktor el ayasını göğüs çeperi üzerine koyar) azalmıştır.Parmakla vurarak muayenede ötümlülük artması (timpanizm) saptanır. Bronş belirtileri, horultulu railer yoktur. Morarma ve alyuvar sayısı artması Cpolisitemi) da görülmediler.Röntgende şu belirtiler görülür: Göğüs kafesi önarka çapının artması kaburgaların yataylaşmasi diyafram kubbelerinin alçalıp düzleşmesi.

Akciğer dokusunda bir parlaklık artışı saptanır çevrede akciğer sınırları belirgin değildir tomografilerde kabarcıklar saptanır.Amfizeme yakalanmış kişi, hastalığın ileri devrelerinde, tek bir kibriti bile söndüremeyecek kadar solunum güçlüğü çeker galarm genişlemelerini incelemeyi, özellikle de, derin soluk alma ve soluk verme sıralarında akciğer saydamsızlığı arasındaki farkın kesinlikle ortadan kalkmış olduğunu saptamayı sağlar.
Kronik Bronşit

Kronik bronşit, fazla miktarda mukusun oluştuğu sürekli öksürük durumudur. Kronik öksürük art arda iki yıl içinde, yılda en az 3 ay görülür.

KOAH’ın neden olduğu akciğer tahribatını hiçbir şey geri döndüremez. KOAH’ın ilk evrelerinde, sadece hafif bir nefes darlığı ve arasıra öksürük krizleri görülebilir. İlk başlarda, çoğu kişi KOAH hastalığına yakalandığının farkında olmaz. İlk semptomlar genel bir hastalık hissi, artan sıklıkta nefes darlığı, öksürük ve ötmedir. Ancak, hastalık ilerledikçe semptomlar ağırlaşır.

Sigara, KOAH’ın en önde gelen nedenidir ve bildirilen tüm vakaların %90′ından sorumludur. Sigara içen her 5 kişiden biri, yaşamı esnasında KOAH geliştirme riskiyle karşı karşıyadır. Ancak, KOAH riski taşıyanlar yalnızca sigara içenler değildir. Daha önce sigara içmiş olanlar ve sürekli sigara dumanına maruz kalanlar (pasif içiciler) da KOAH için potansiyel adaylardır. Sigarayı bırakmak, akciğer fonksiyonlarının KOAH’a bağlı olarak gerilemesini yavaşlatabilir.

KOAH Gerçekleri

KOAH çoğunlukla iki farklı hastalıktan oluşan karmaşık bir sağlık durumudur. Bu iki hastalık hava yollarının engellenmesi ile ilgili kronik bronşit ve amfizemdir. Aşağıda bu hastalık ve tedavisi hakkında bazı bilgiler bulacaksınız:
Akciğerleriniz çok uzun süre rahatsız veya iltihaplı kaldığında kronik bronşit oluşur. Rahatsız olan akciğerleriniz yüzünden öksürük yakanızı bırakmaz. Bronşit çok uzarsa, akciğerlerinizde hasar ve berelenmeye yol açar. Mukoza ve berelenmiş doku, akciğerlerinizin hava alıp verme fonksiyonunu sekteye uğratır ve nefes darlığına neden olur.
Amfizem akciğerlerinizde dönüşü olmayan bir hasara yol açar. Amfizem, akciğerlerinizde alveoli adı verilen küçük hava keseciklerini etkiler. Bu kesecikler, havadan kana oksijen geçmesini ve karbondioksidin vücuttan atılmasını sağlar. Hava girip çıktıkça, alveoli genişler ve daralır. Amfizemde ise, aynı eski bir lastik bantta olduğu gibi, akciğerler esnekliğini kaybeder. Böylece, alveoli genişler ve nefes almayı zorlaştırır. İleri düzey amfizemde, akciğerlerde geniş boşluklar meydana gelir. Alveoli kana oksijen transfer edebilse de, boşluklar aynı işi yapamaz – amfizem hastaları bundan dolayı nefes darlığı çeker.
Nefes darlığı, kronik öksürük ve yoğun balgam en sık görülen KOAH semptomlarıdır.
Gerek bronşit, gerekse amfizemin sigarayla yoğun ilişkisi vardır. Sigara içen KOAH hastaları, akciğerlerini daha fazla hasara uğratırlar; sonuç olarak, oksijen almakta daha çok zorlanırlar.
KOAH tedavisinin iki ana hedefi vardır. Birincisi semptomları azaltmak, ikincisi de hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak. Şu an için KOAH’ı ortadan kaldıran bir tedavi bulunmamaktadır. Ancak, sigaradan uzak durarak bu hastalık çok büyük ölçüde önlenebilir.
Sigarayı bırakmak KOAH semptomlarını azaltır ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatır.
Hastalığı ilerledikçe kişinin hayat kalitesi de düşer. Hastalığın ilk evrelerinde az miktarda nefes darlığı görünür. İleri evrelere erişmiş KOAH vakalarında ise hastalar harici oksijene ve mekanik nefes alma cihazlarına ihtiyaç duyabilir.
Hastalığın derecesine göre, tedavi ciğerlere giden hava miktarını arttırmayı sağlayan bronkodilatörleri gerektirebilir. Bunlar düzenli olarak alınması gereken “bakım ilaçları” ve salbutamol, terbutalin vb. gibi kuvvetli semptomların ve krizlerin üstesinden gelmek için alınan “rahatlatıcı ilaçlar” olmak üzere ikiye ayrılırlar.
KOAH’ı kontrol altına almak ve daha sağlıklı bir yaşam için anahtarlar doğru beslenme, doktor konrolünde yapılacak düzenli bir egzersiz programı, düzenli uyku ve sigaradan uzak ortamlardır.
Dünyada ve ülkemizde KOAH´nın boyutu nedir ?

Tüm dünyada ciddi bir ölüm nedeni olan bu hastalık yüzünden her yıl yaklaşık 2,5 milyon kişi yaşamını yitirmektedir.Bu hastalalığın 2020 yılında küresel yük açısından ilk 5. sıraya yerleşeceği tahmin edilmektedir.ABD´de 1968-1995 arası yaşa uyarlanmış ölüm oranlarının seyrine bakıldığında,koroner kalp hastalığı, inme, diğer serebrovasküler hastalıklar ve bunların dışında kalan diğer tüm ölüm nedenlerinde azalma izlenirken, aynı dönemde KOAH nedenli ölüm oranlarında ciddi bir artış olduğu (% 163) saptanmıştır. KOAH bugün tüm dünya genellinde ölüm nedenleri arasında 6. sırada yer almaktadır ve 2020 yılında 3. sıraya yerleşeceği öngörülmektedir. Ülkemizde elimizde kesin sayısal veriler olmamakla birlikte yaklaşık 2,5-3 milyon KOAH hastası olduğu tahmin edilmektedir.

KOAH için risk faktörleri

KOAH için risk faktörleri astımda olduğu gibi genetik ve çevresel olmak üzere 2 grupta ele alınabilir. Yandaki tabloda görülen risk faktörlerinden en önemlisi sigara kullanımıdır. Gelişmiş ülkelerde KOAH gelişiminden sorumlu en büyük risk faktörü sigara iken gelişmekte olan ülkelerde sigaranın yanısıra çevresel ve mesleki zararlı gaz ve partiküllere ya da hava kirliliğine maruz kalma da önemli oranda KOAH gelişiminden sorumlu tutulmaktadır. Örneğin ülkemizde bazı kırsal alanlarda yakıt olarak kullanılan tezek dumanı KOAH için risk faktörü olarak ele alınmalıdır.

Aktif sigara kullanımı KOAH için bilinen en önemli risk faktörüdür. Sigara içenlerde KOAH gelişme riski içmeyenlere göre 10-25 kat daha fazladır. Aktif sigara içenlerin sigarayı bıraktıklarında solunum fonksiyon testlerindeki yıllık kayıp hızı, sigara içmeye devam edenlere göre ileri derecede azalmaktadır. Sigarayı bırakma yaşı ne kadar erken olursa solunum fonksiyon testlerindeki bozulma hızı o derecede yavaşlamaktadır. Bugün sigara içenlerin yaklaşaık % 15-20 kadarında KOAH geliştiği bilinmektedir.

Mesleksel maruziyet de KOAH için önemli risk faktörüdür. Havalandırması kötü, korunma önlemlerinn uygulanmadığı dumanlı ve tozlu işyerlerinde çalışanlarda KOAH gelişimi için normal popülasyona göre daha yüksek risk taşımaktadırlar.

Hastalığa ait belirti ve bulgular

Hastalığın ilk belirtileri öksürük ve balgam çıkarmadır. KOAH hastalarının büyük çoğunluğu aynı zamanda sigara tiryakisi olduğundan öksürük ve balgam yakınması başlangıçta hasta tarafından sigaradan oluyor düşüncesi ile önemsenmez. Oysa bu dönemde hastalığa tanı konulması hastanın geleceği açısından son derece önemlidir. Erken dönemde sigaranın bırakılması ile hastalık belirtileri gerileyebilir ve hastalık gelişimi durabilir. Öksürük genellikle sabahları daha fazla ve arka arkayadır.Kronik bronşitin ön planda olduğu KOAH olgularında çoğu kez öksürükle birlikte balgam çıkarma da vardır. Hastalığın bu dönemde fark edilmemesi ve sigaraya devam edilmesi neticesinde hastalık ilerler ve hışıltılı solunum, nefes darlığı gibi yakınmalar ortaya çıkar. Ayrıca bazı hastalarda balgamla birlikte hafif hemoptizi(kan tükürme) olabilir.Ön planda amfizemin yer aldığı KOAH olgularında ise hastalar en fazla nefes darlığından yakınırlar. Bu gruptaki hastalarda hışıltılı solunum, öksürük ve balgam çıkarma yakınmaları daha seyrektir. Yine amfizemin ön planda olduğu KOAH hastaları genellikle astenik, ince yapılı tiplerdir. Buna karşın Kr.bronşitin ön planda olduğu KOAH hastaları tıknaz kısa boylu yapıdadırlar. KOAH´ın ağır ve çok ağır formlarında kandaki Oksijen miktarında azalma ve buna bağlı siyanoz ve en nihayetinde sağ kalp yetersizliğine bağlı, ayaklarda şişme gibi belirtiler ortaya çıkar.

Hastalığın tanısı

Sigara kullanımı,zararlı gaz ve partiküllere maruziyet veya genetik risk faktörleri varlığı ile birlikte kronik öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı gibi semptomlar ile başvuran hastalarda standart akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testleri yapılmalıdır. Standart akciğer grafisinde KOAH´na ilişkin bulgular saptanabilmekle beraber yukarıdaki şikayetlere neden olabilen akciğer kanseri, bronşektazi gibi diğer akciğer hastalıklarının tanısı da konulabilir.Solunum fonksiyon testleri ise KOAH tanısının objektif olarak kesinleştirilmesini ve hastalığın varlığı durumunda ağırlık derecesinin belirlenmesini sağlar. Bu tetkikleri dışında EKG ve tam kan sayımı gibi yardımcı tanı yöntemlerine de başvurulabilir.

Tedavi

KOAH´nın tedavisi 4 bölümde ele alanıbilir. bunlar, Hastalığın tanısı ve derecesinin değerlendirilmesi, sigaranın bıraktırılması ve diğer risk faktörlerinin azaltılması, stabil dönemdeki tedavi ve akut atak dönemlerindeki tedavi olarak sıralanabilir. Bugün KOAH tedavisinde kullanılan pek çok çeşit ilaç piyasada bulunmakla beraber bu ilaçların hiçbiri hastalığı tamamen ortadan kaldıramaz ve hiçbir ilaç SİGARANIN BIRAKILMASI KADAR HASTALIĞIN İLERLEMESİNİ YAVAŞLATICI ETKİ GÖSTEREMEZ. Stabil dönemde KOAH tedavisinde tercih edilecek ilaçlar aynı astım tedavisinde olduğu gibi solunum yoluyla kullanılan inhaler ilaçlar olmalıdır. Hastalığın ağırlık durumuna göre bu ilaçlar gerektiğinde yani hasta örneğin efor yaparken nefes darlığı hissetiğinde kullanılabilir ya da hekimin önerdiği şekilde sürekli ve düzenli bir tedavi şeması uygulanabilir.KOAH´da ilaç dışı tedavi modaliteleri ise uzun süreli Oksijen tedavisi ve pulmoner rehabilitasyon programlarını içerir. Uzun süreli yada sürekli Oksijen tedavisi kanlarında Oksijen parsiyel basıncı hastalık nedeniyle belirli bir değerin altına düşmüş olgularda önerilir. Unutulmamalıdır ki bilinçsiz Oksijen kullanımı KOAH olgularında yarardan çok zarar getirebilir. Bu nedenle Oksijen tedavisinin gerekliliğine mutlaka hekim karar vermelidir.

KOAH´da akut atak ve tedavisi

KOAH’lı hastanın, zeminde var olan dispne, öksürük ve/veya balgam çıkarma yakınmalarında, tedavisinde değişiklik gerektirecek boyutta akut bir artış göstermesi aku atak olarak tanımlanmaktadır.KOAH´lı hastalar yılda 1-4 kez alevlenme (akut atak) gösterebilirler. Alevlenmelerin büyük kısmı hafif olup evde tedavi edilebilirse de, çok şiddetli ve hayatı tehdit eden alevlenmelerde hastalar yoğun bakım ünitelerine bile yatırılabilirler.KOAH´lı olgularda birçok alevlenme nedeni olduğu bilinmekle birlikte hastaların büyük çoğunluğunda solunum yolları enfeksiyonları tablonun ortaya çıkmasında rol oynar.

SİGARAYI NEDEN BIRAKAYIM

Sigarayı bıraktıktan sonra sağlığınızı geri kazanacaksınız.
20 dakika sonra
Kan basıncı ve kalp hızı normale döner. Eller ve ayaklar dolaşım normale döndüğü için ısınmaya başlar.
8 saat sonra
Kanda oksijen düzeyi normale döner. Kalp krizi riski düşmeye baslar.
24 saat sonra
Karbonmonoksit (egzoz gazı) vücuttan atılır. Akciğerlerdeki balgam ve diğer birikimler temizlenmeye başlar.
48 saat sonra
Nikotin vücutta artık saptanamaz. Tat ve koku alma duyularınızın daha iyi çalıştığını hissedersiniz.
72 saat sonra
Solunum yolları gevşediği için nefes almak kolaylaşır.
2-12 hafta sonra
Dolaşım bütün vücutta düzelir. Akciğerlerinizdeki balgamı atmaya başlarsınız ve öksürük, balgam, nefes darlığı ve hırıltı bulguları geriler Vücut enerjisi artar. Yürümek kolaylaşır.
3-9 Ay Sonra
Öksürük, nefes darlığı düzelir. Akciğer işlevi yüzde 5-10 oranında artar.
1 Yıl Sonra
Koroner Kalp Hastalığı riski %30 azalır.
5 Yıl Sonra
Akciğer kanseri riski sigara içenlerin riskinin yarısına iner.
10 Yıl Sonra
Koroner Kalp Hastalığı riski %30 azalır.
15 Yıl Sonra
Koroner Kalp Hastalığı riski, hemen hemen sigara içmeyenler kadar olur.

Sigaranın yol açtığı hastalıklar

Kanserler
Akciğer, gırtlak, ağız, dil, dudak, diş eti, burun, bademcik, tükürük bezi, yutak, yemek borusu, böbrek, mesane, pankreas, mide, anüs, penis, vulva, rahim ağzı, karaciğer ve kan kanserleri.

Ağız, Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları
Lökoplaki, eritroplaki, ağız içi tümörler, diş eti hastalıkları, diş çürüğü, nezle, sinüzit, anjin, bademcik iltihabı, larenjit, ses tellerinde nodül, polip gelişimi, lenfoid hiperplazi, akut orta kulak iltihabı, tekrarlayan orta kulak iltihabı, orta kulakta sıvı birikimi, horlama, Menier hastalığı, ani işitme kaybı, Reinke ödemi.

Alt Solunum Yolu Hastalıkları
Kronik bronşit, amfizem, astım, küçük hava yolu hastalığı, pulmoner hipertansiyon, grip, ameliyat sonrası gelişen akciğer sorunları, soğuk algınlığı, akciğer kanamaları, romatoid artrite bağlı akciğer tutulumu, tüberküloz, uyku-soluk durması sendromu, sarkoidoz, aşırı duyarlılık zatürreeleri, Good-pasture sendromu, eozinofilik granülom, asbestoz, zatürree.

Kalp Hastalıkları
Kalp krizi, anjina, koroner yetmezlik, aritmiler, ani ölümler, faydalı kolesterolde azalma.

Sindirim Sistemi Hastalıkları
Mideden yemek borusuna asit kaçağı, ülser, ülseratif kolit, kronik pankreatit, Crohn hastalığı kolon adenomları.

Beyin Damar Hastalıkları
Beyin kanaması, beyin damarlarında tıkanıklık oluşması (trombüs), beyin damarlarına pıhtı atılması (embolizm), beyin damarlarında keseleşme (anevrizma), felçler.

Periferik Damar Hastalıkları
Tromboanjiitis obliterans (Burger Hastalığı), kol-bacak, böbrek, mezenterik, iliyak atar damarları ile göğüs ve karındaki ana atar damarın keseleşmesi, damar sertliği, pıhtı oluşumu, damar iltihaplanması, toplardamarlarda pıhtı oluşumu, hipertansiyon.

Erkek Üreme Sistemi Hastalıkları
Kısırlık (sperm sayı ve kalitesinde azalma), prostat hipertrofisi, cinsel ilişkide sertleşme sorunu.

Cilt Hastalıkları
Cilt buruşukluğu ve yüzdeki kırışıklıklar, saç ve tırnaklarda sarı renk değişikliği, yara iyileşmesinde bozulma, sedef hastalığı, ergenlik sivilceleri.

Romatizmal Hastalıklar
Osteoporoz, Romatoid artrit.

Psikiyatrik Hastalıklar
Depresyon, şizofreni.

Endokrin Hastalıklar
Şeker hastalığının kontrolünde güçlük, hormon bozuklukları, Grave’s hastalığı, guatr.

Böbrek Hastalıkları
Hipertansiyon, şeker hastalığına bağlı böbrek yetmezliği, glomerül hastalıkları, diyaliz sorunları.

Göz Hastalıkları
Katarakt

Sigaranın vücutta izlediği yol

1) Ağız ve burun
2) Nefes borusu
3) Yemek borusu
4) Mide (tükürükle)
5) Hava yolları (bronşlar)
6) Akciğerle (hava kesecikleri)
7) Burada kılcal damarlardan kana emilir
8) Sağ kalbe gelir ve sol kalpten tüm vücuda pompalanır.
9) Damar sistemiyle tüm vücudu dolaşır

Sigara nasıl bırakılmalı

Sigaranın sayısız zararlarını bilen akıllı kişinin ilk işi şüphesiz bunu bırakma çabasına girmesidir.O halde yapılacak işleri şöylece sıralayabiliriz:

Kesin karar veriniz.Ve bu işte iradenizi sonuna kadar kullanmayı göze alınız.
Sigarayı birden bırakınız.Zîrâ deneyler birden bırakanların ve birden bırakmanın daha başarılı olduğunu göstermiştir.
Bu halde ilk iş sigara içen arkadaş ve çevrelerden kesin olarak uzaklaşınız.
Size sigarayı hatırlatan her şeyi yaşamınızdan uzaklaştırınız.
Sizde sigara arzusu uyandıran yiyecek ve içeceklerden uzak durunuz. Bilhassa sigara arzusu şiddetlenince bir bardak su içiniz.
Plânlı,ölçülü ve faal bir yaşam çizgisini benimseyiniz.
Sizi strese sokacak konulardan ve tartışmalardan uzak durunuz.
Boş zamanlarınızda sportif faaliyetlere hiç olmazsa uygun yürüyüşlere iltifat ediniz
Mümkünse birkaç arkadaşla grup halinde bırakınız ve bu savaşta mistik ve manevi duygularınızı da devreye sokunuz.

AKCİĞER FELCİ (AMFİZEM İÇİN ŞİFALI BİTKİLER)
TEDAVİDE İLK BASAMAK SİGARAYI BIRAKMAK

KOAH tedavisinde ilk basamağın, sigaranın bırakılması olduğunu belirten Keskinel, tedavi sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalari şöyle özetledi: “Nefes açıcı tedaviler, enfeksiyon hastalıklarının önlenmesi, sağlıklı ve düzenli beslenme de önem taşır. KOAH’lı hastalar, mikrobik solunum yolu hastalıkları geçirdiklerinde, KOAH’ları alevlenebilir; bu yüzden, her yıl grip aşısı yaptırmaları, özellikle kış aylarında el hijyenine uymaları ve sık sık ellerini yıkamaları, hasta kişilerle temastan kaçınmaları önerilir. KOAH’lı hastanın sadece kendisi değil, bulunduğu ortamdaki kişiler de sigara içmemelidir. Hastalığın ileri safhalarında, sürekli oksijen kullanımı gerekebilir.”

Kekik çayı: Çayı içilir
Ada çayı : Çayı içilir.
Kara dut : Yenir, suyu içilir.
Lahana : Salatası yenir, suyu içilir.
Limon : Bir su bardağı ılık suya limon sıkılarak içilir.
Sığırdili : Suyu ve çayı içilir.
Şalgam : Yenir, suyu içilir.
Turp : Yenir, suyu içilir.

KULLANIM ŞEKİLLERİ : aç karına sabah, öğle, aksam, yatarken, çay gibi demletilir, 2 – 3 bardak balla içilir. Öğütülür bal ile macun yapılır, 1 – 2 tatlı kasığı yenir,Damıtılmış bitki suyu birer kahve fincanı içilir. 5 gram bitki yağı, 15 – 20 gram damıtılmış bitki suyu, bal ile tatlandırılır çalkalanır hülasa olarak içilir. Kaynatılır buharı içe çekilir. Yağı burun deliklerine 1-2 damla damlatılır, göğüs bölgesine önden ve arkadan masaj yapılır ve sarılır.

Nefes darlığına yol açan akciğer amfizemi için bitkilsel çözüm önerileri

Bronş duvarına yapışan balgamın çıkarılmasını kolaylaştıran maddeler ve bronş kasılmalarını gevşeten maddeler kullanılır. Ayrıca bol sıvı alınması bitki çayları içilmesi ve buhar tedavisi de yararlıdır.

Nefes darlığına yol açan akciğer amfizemi bile ebegümeci çayı ile iyileştirilebilir. Bu durumda, günde en az 3 bardak çay içilmeli ve süzüldükten sonre geriye kalan yapraklar iyice ısıtılarak bronşların ve akciğerin üstüne geceleyin kompres olarak uygulanmalıdır.

Ebegümeci Çayı Hazırlamak: Bir tatlı kaşığı kurutulmuş bitki, orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya akşamdan eklenir, sabahleyin süzülür veya acil durumlarda aynı miktar bitki bir su bardağı sıcak suyla demlenir, 10-15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3-4 bardak içilebilir.

Yaban mersini :16. Y.Y Almanya’ sında yaşayan herbalistler Şifalı Bitki Uzmanları ise yabanmersini meyvelerini mesane taşları, karaciğer rahatsızlıkları, öksürük ve akciğer hastalıkları için bir çare olarak tavsiye etmişlerdir

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) için yulaf samanı kürünü tavsiye ediyor.

Hazırlanışı: Bir su bardağı kaynar suyun içine 1 tatlı kaşığı yulaf samanı konularak 7 dakika kısık ateşte kaynatılır.Yedinci dakika dolar dolmaz bekletmeden sıcakken süzülür.

Uygulanışı: Ilıyınca yudum yudum içilir. Bir ay süre ile gün aşırı sabah,öğle veya akşam yemeklerinden iki saat sonra yudum yudum içilir. 1 ayda toplam 15 gün uygulanmış olacaktır. Bir aydan sonra 15 gün ara verilir. 15 gün aradan sonra aynı şekilde tekrar edilir.

 

 

.

Paylaş:
"AMFİZEM NEDİR ? KOAH NEDİR ?" HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Bu konuya hiç yorum yapılmadı.

Yorum yapma kapalı.

HEMEN YORUM YAP
img

BU HABERLER DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Atardamar Tıkanıklıkları
Atardamar Tıkanıklıkları Akut (ani gelişen) ya da kronik arter tıkanıklıkları...
Apseler ve İltihaplar
Apseler ve İltihaplar Çeşitli bakteriler,Apse ve enfeksiyonlara (iltihaplara) neler sebep...
Bademcik İltihabı (Tonsillit)-Anjin
Bademcik İltihabı (Tonsillit)-Anjin Boğazın dibinde bademcikleri görebilirsiniz. Bademcik , tonsil,...
haber kategorileri
  • Kategori yok
çok okunan haberler
Malesef, bugün hiç haber girilmedi.
Malesef, bu hafta hiç haber girilmedi.
Malesef, bu ay hiç haber girilmedi.

Başvuru Kaynakları Başvuru Kaynakları