AĞIZ İÇİ YARALAR,AFT,UÇUK,ÜLSERLER

AĞIZ İÇİ YARALAR,AFT,UÇUK,ÜLSERLER
Bu haber 08 Eyl 2012 Cts 20:33 tarihinde eklendi.
mm
Paylaş:

AĞIZ İÇİ YARALAR,AFT,UÇUK,ÜLSERLER

Ağız içinde çıkan yaralar,günlük hayatımızı çok fazla etkiler. Yemek yememizi, konuşmamızı engelleyecek kadar acı verirler ve 5-10 gün arasında devam edebilirler. Bunlardan en çok görülenleri aftöz ülserler ve uçuklardır.

Aftöz ülserler: Dil,yumuşak damak,dudak,yanak içi gibi bölgelerde görülen küçük yüzeysel ülserlerdir.Oldukça ağrılıdır. 5-10 gün arasında kendiliğinden geçer.

Nedenleri: Stres,lokal travma,asitli yiyecekler,lokal tahrişler bağışıklık cevabında değişikliklere sebep olurlar,aftöz ülserlere yol açarlar.Ayrıca otoimmün bir hastalık olan BEHÇET hastalığında tekrarlayan tipte ağız ve genital bölge aftları görülür.

Bulaşıcı mıdır?: Her hangi bir mikroorganizma kaynaklı olmadığı için bulaşıcı değildir.Ayrıca başka bölgelere de yayılma eğilimi göstermezler.

Uçuklar: Daha çok dudak çevresinde görülen içi sıvı dolu keseciklerdir.Birkaç saat içinde patlayarak çok ağrılı yaralara dönüşürler.

Nedenleri: Uçuğun etkeni Herpes Simlex virüsüdür. Yerleştiği bölgede sessiz,sinsi bir şekilde fırsat kollar. Stres,ateşli hastalık,travma,korku,hormonal değişiklikler,güneş ışığı gibi etkenlerle aktif hale geçer. Aynı yerde yerleşip tekrarlama eğilimindedir.

Bulaşıcı mıdır?: Evet,bulaşıcı ve yayılmacıdır.Dudak çevresi dışında göz,burun,yanaklar,genital bölgelere de sıçrayabilir.

Bulaşmasına engel olmak için;

Bölgeyi enfeksiyonlardan koruyun
Uçuk bölgesindeki kabarcıkları patlatmayın
Uçuk bölgesine dokunmayın,dokunursanız ellerinizi sabunla yıkayın
Uçuk üzerine rastgele merhem vs.tatbik etmeyin.(özellikle antibiyotikli merhem kesinlikle kullanmayın)
Öpüşmekten ve yanak temasından kaçının.
Havlu,bardak vs gibi kişisel eşyalarınızı ayırın.

Tedavi: Laserle yapılan bio-stimülasyaon uygulamalarından sonra aynı bölgede tekrar görülmemiştir.Ayrıca %5 asiklovirli merhem ile semptomatik tedavi hastayı rahatlatabilir.
Ağız Yaralarına Dikkat, Kanser Edebilir

Ağızda çıkan aftlar, ağız ülseri ya da kanser belirtisi olabilir. Ağız kanseri çoğunlukla acı verir ve dilin sert ve bükülmez olmasına neden olur. Böyle belirtiler yaşıyorsanız mutlaka doktora gidin…

Ağız içinde sürekli beyaz lekeler veya kırmızı lekeler ortaya çıkıyorsa bu “ağız kanseri” oldunuz anlamına gelebilir. Uzmanlar, çok uzun süre geçmeyen ya da sürekli tekrar eden ağız yaralarının mutlaka kontrolden geçirilmesini tavsiye ediliyor.

Ağız kanseri nedir?

Ağız kanserleri dudak, dil, alt ve üst çene alveoler mukozası, damak, dil, ağız tabanı ve boğaz bölgesiyle sınırlandırılmış alanda görülen kanserler olarak ifade edilebilir. Ağız kanserlerinin 1/3′ü boğaz bölgesini tutarken geri kalan 2/3′lük bölüm ağız boşluğunu tutmaktadır. Ağız kanserleri tüm kanser olgularının yüzde 2-4 arası bir bölümünü oluştururular. Ağız kanseri hastalarının yüzde 95′inin 40 yaş üzerindeki bireyler oldukları ve hastalığın teşhisi sırasındaki ortalama yaşın 60 olduğu bilinmektedir. Kadınların erkeklere oranı yarı yarıyadır.

KANAMALARA DİKKAT!

Peki belirtileri nelerdir?

Uzun süredir ağızda bulunan ve geçme belirtisi göstermeyen şişlik ve lekeler, ağız içi veya dudaktaki ağrı vermese de iyileşmeyen herhangi bir çatlak, kanserin habercisi olabilir. Gelişen bir tümör ağrı vermeyebilir ancak yayılarak kanamaya sebep olabilecek ülserler oluşturabilir. Kanser çoğunlukla acı verir ve dilin anormal bir şekilde sert ve bükülmez olmasına neden olur.

Düzgün konuşma veya yutkunma zorluğu ve uyuşma hissi görülebilir. Ağız kanserinin gelişimini tetikleyen diğer faktörler arasında: Özellikle sert alkollü içkiler olmak üzere aşırı alkol tüketimi, alkol ve sigarayı bir arada kullanma, yerine oturmayan takma dişler, sayılabilir. Özellikle güneş altında çalışan çiftçi, işçi vs. meslek gruplarından kişilerin dudaklarını koruması şart.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Ağız kanserlerinin erken teşhisi çok önemlidir. Erken teşhiste yüzde 90 oranında iyileşme sağlanabilir. Ağız içinde ağrısız büyüyen bir yara kanseri düşündürebilir. Ağız kanserlerinde kesin teşhis biyopsi ile konulur. Tedavide ise cerrahi müdahale, radyoterapi ve kemoterapi yöntemlerinden yararlanılmaktadır.

KORUNMA YOLLARI

Sigara, pipo gibi tütün ürünlerini kullanmayın. Meyve ve sebzeden zengin diyetle beslenin. Araştırmalar bu tür diyetin ağız kanseri riskini azaltabileceğini gösteriyor. Düzenli olarak diş hekimine gitmeyi ihmâl etmeyin. Ağızda çıkan aftlar, ağız ülseri ya da kanser belirtisi olabilir. Ağız kanseri çoğunlukla acı verir ve dilin sert ve bükülmez olmasına neden olur. Böyle belirtiler yaşıyorsanız mutlaka doktora gidin…

Bir sağlık kuruluşluna gidip göstermenizde yarar var.Ucuk mu aft mı yada başka birşeymi..
Aft ile uçuğu karıştırmayalım:

AFT
1. Kesinlikle ağız içersinde oluşur.
2. Bulaşıcı değildir.
3. Aftın oluşmasına virüsler neden olmaz.

UÇUK
1. İçi su toplamış küçük kabarcıklar (blisters) şeklinde başlar.
2. Nadiren ağız içerisinde olsalar da genellikle ağız dışında meydana gelirler. Aft ağız içerisinde tüm bölgelerde olabilmesine karşın uçuk genellikle ağız içerisinde damak tavanı gibi hareketsiz bölgeleri tutar.
3. Bulaşıcıdır.
4. Virüsler tarafından meydana getirilir.

üzerinde, yumuşak damakta, farenkste, diş eti üzerinde görülen solgun sarı-kırmızı hale ile çevrili oldukça ağrılı ülserleşmiş lezyonlardır. Toplumun %18-20 az ya da çok aft sorunu ile karşı karşıyadır. Bayanlarda daha sıklıkla rastlanır. Aft genellikle tek olarak seyretse de aynı anda birkaç bölgede birden görülebilmektedir.

Aftın oluş nedenini belirlemek için çeşitli araştırma yapılmıştır. Ancak aftın oluşumunu hızlandırıcı ve seyrini kötüleştirici birçok faktör faktör saptanmasına karşın oluş nedeni tam olarak belirlenememiştir.

Ağızda cıkan aftlar başka bir hastalığın belirtiside olabilir bir sağlık kuruluşuna gidip lütfen gösterin.Yaşla alakalı bir durum değildir.

Aft oluşmaumunda hangi faktörler önemlidir?sizi bu konuda aydınlatalım:
STRES
Günümüzde migren, yüksek tansiyon ve gastrit gibi birçok hastalığın nedenleri arasında kabul edilen stres aft oluşmasının en önemli nedenlerinden birisidir.
Hanımlarda premenstural gerginlik(adet öncesi dönem) de aft oluşumunu hızlandıran faktörlerdendir.

YİYECEKLER
Turunçgiller, sirke, turşu, patates cipsi, tuzlu ve baharatlı çerezler gibi ağız mukozasını tahriş edebilen yiyecekler aft oluşumunu hızlandıran önemli faktörler arasında sayılmaktadır.Bunların yanı sıra bazı bünyeler için alerjik olabilen kara buğday, çavdar, arpa, çikolata, fındık, kabuklu deniz hayvanları, soya, domates, bazı patlıcan, elma, incir, peynir gibi yiyecekle.de aft oluşumunu hızlandırırlar.

TRAVMA
Yanak dil dudak ısırma, sert yiyeceklerin tahrişi ve yumuşak olmayan diş fırçalama işlemleri ve iyi adapte olmayan protezlerin neden olduğu vuruklar aft için uygun zeminin oluşmasına yardımcı olurlar.

DİŞ MACUNU
Diş macunlarının temizleme özelliğini artırmak için köpük yapıcı olarak yapılarına katılan “sodyum lauryl sulhate” ( SLS ) mukoza hücrelerinin yıkımını artıran tahriş edici bir kimyasaldır. SLS bu özelliği ile aft oluşumu üzerine direkt etkili olan bir maddedir.
Özellikle aft sorunu olan kişilerin kullanabilmesi için günümüzde daha az oranda (%1.25) SLS içeren diş macunları üretilmektedir. (Tom’s of Maine Natural Toothpaste , Oral-B Sensitive Fluoride Toothpaste.)

SİSTEMİK HASTALIKLAR
Behçet Hastalığı: Genital ülser, konjuktivit, retinit, lokositoz gibi, birçok sistemik belirtiler yanında ağız içerisinde oluşan tekrarlayıcı aftlarla kendini gösteren bir hastalıktır.
Birçok malign ve otoümmin hastalıklarla birlikte de tekrarlayıcı aftlar görülebilmektedir.

DİĞER NEDENLER
B12 vitamini ve demir noksanlığı,sigara içme, tütün çiğnemenin gibi alışkanlıkların de aft oluşumuna katkıda bulunan önemli faktörler olduğu bilinmektedir.
yukarı

Tedavi
Aftlar herhangi bir tedavi uygulanmasa da genellikle 7-10 gün sonra kendiliğinden iyileşmektedir. Aft sorunu ile karşı karşıya olanların aşağıda sıralanan işlemlerden birini yada birkaçını uyguladıklarında daha rahat bir periyot geçirmeleri mümkündür:

Ağrıyı azaltmak ve iyileşme periyodunu kısaltmak için:
Sıcak, asidik ve tahriş edici gıdalardan kaçınılmalır.
“2% hydrogen peroxide” solusyonuna batırılan pamuk yada gazlı bez ile aft bölgesi temizlenebilir.
Su ile karbonat karışımından hazırlanan ince yapılı bir krem aft üzerine sürülebilir.
Yarım bardak suya yarım kaşık tuz ilavesi ile elde edilen solusyonla günde üç kez gargara yapılabilir,
Yemeklerden önce aft bölgesine “xylocaine” solusyonu ya da ağız için hazırlanmış anestezik kremler uygulanabilir.
Aft üzerine uygulanacak “orabase”, “Gly-oxide”, “Cankaid”,”Ambesol” gibi ağız içi kremler uygulanabilir.
“sucralfate” tableti ılık suda eritip gargara yapılabilir.
Özellikle aftı başlangıç aşamasında “tetrasiklin” tableti suda eriterek elde edilen solusyon ile gargara yapmak aftın fazla büyümesini engeller ve ağrıyı azaltır.
Gene aftın başlangıç safhasında bölgeye bir topikal steroid “%0.1 lik triamcinalone” uygulanması ya da steroidli bir gargara “betamethasone syrup” ile gargara yapmak aftın fazla büyümesini engeller ve ağrıyı azaltır.
“Chlorhexadine” gargaralar iyileşme periyodunu kısaltır.
“Tetrasiklin” şurup la hazırlanan 12,500 unite “nystatin”, 1.25 mg “diphenhydramine”, ve 0.25 mg/m “hydrocortisone” karışımı ‘shotgun’ solusyonu olarak kullanılabilir.

UÇUĞUN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Uçuk çıkmadan önce kendini belli eder (0-24 saat önceden); karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama hissedilir. Bunu o bölgenin kızarması, şişmesi ve daha sonra da içi sıvı dolu kabarcıkların ortaya çıkışı izler. Bu kabarcıklar konuşurken, gülerken, yiyip içerken acı ve ızdırap verir. Zamanla kuruyup çatlar, sızıntı yapar ve açılarak görüntüyü bozan çirkin bir yara haline gelir.

NASIL BULAŞIR?

Uçuk, ön belirtileri ile açık yaranın kapanması süresi arasında bulaşıcıdır. Uçuğu olan bir kişinin kullandığı, havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalardan ve uçuklu kişinin öpmesi sonucu bulaşır. Uçuk virüsü (Herpes simpleks) ile insan genellikle ilk defa küçükken (0-5 yaş) tanışır. Uçuğu olan aile bireylerinden birinin “Sevgi dolu” öpücüğü sonucunda uçuk virüsü vücuda girer. Çoğunlukla fark edilmeyen küçük kızarıklıklar şeklinde ortaya çıkar; ağız içi, diş etleri ve dudaklar enfekte olur. Ama kimi hassas bünyelerde ciddi enfeksiyon şeklinde görülebilir.

DİKKAT! UÇUK BULAŞICIDIR!

Uçuğa dokunulmamalıdır. Dokunulursa eller çok iyi yıkanmalıdır.

Bayanlar makyajlarını çıkarırken özellikle çok dikkat etmelidirler. Kesinlikle gözlere dokunulmamalıdır.

Özellikle bebekler, çocuklar ve diğer insanlar öpülmemelidir.

Uçuklu insanın kullandığı havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalar ayrılmalı ve başkalarının kullanmasına izin verilmemelidir.

Yerken, içerken kullanılan malzemeler özellikle çocuklar ile paylaşılmamalıdır.

Uçuk ve uçuk yarasının kabuğu ile oynanmamalıdır. (Parmaklara uçuk virüsü bulaştırırken, uçuk yarasına da diğer mikroplar bulaştırılmış olur.)
yukarı

NİÇİN NÜKSEDER?

Uçuk virüsü (Herpes simpleks) vücuda girip ilk enfeksiyonu yaptıktan sonra o bölgedeki isnir düğümüne girip yerleşir ve istenmeyen bu misafir, vücudun zayıf düştüğü durumlarda çoğalır ve uçuk çıkar.

Stres

Aşırı yorgunluk, uykusuzluk

Aşırı güneş ışığı ve UV ışınları

Diğer enfeksiyonlar

Adet dönemi, hamilelik gibi durumlarda virüs aktif hale geçebilir.
KONTROL EDİLEBİLİR Mİ?

Öncelikle uçuğun nüksetmesine sebep olan durumlardan sakınmak gerekir. Örneğin strese bağlı olarak gelişir ise; stresimizi azaltacak gevşeme tekniklerini öğrenmek. Yorgunluk ve uykusuzluk sebep ise; dinlenmek ve iyi uyumak. Güneş sebep oluyor ise; dudaklar için koruyucu krem ya da yüksek koruma faktörlü güneş yağı kullanmak ve şapka ile yüzü güneşten korumak gerekir. Tüm alınan önlemlere rağmen uçuk yine de nüksedebilir.
Ön belirtiler (karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama) hissedildiğinde o noktaya kısa aralarla antiviral bir uçuk kremini uygulamak gerekir. Uçuk ya hiç çıkmayacaktır ya da çıksa bile hafif seyredecektir.

EN ETKİLİ ŞEKİLDE NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Önceden bazı madde ve ilaçlar uçuğun verdiği rahatsızlığı azaltmak için kullanılmıştır:

Alkol ve antiseptik ilaçlar, Uçuğun üzerindeki bakteri enfeksiyonunun gelişmesini engeller

Ağrı kesici ilaçlar; Uçuğun sebep olduğu ağrıyı azaltır.

Buz uygulamak; Ağrı azaltılabilir

Oysa günümüzde etkili tedavide kullanılan antiviral uçuk kremleri, deriden geçerek uçuk virüsüne (Herpes simpleks) etki eder ve deriye zarar vermelerini engeller.

KİMLER ÖZELLİKLE RİSK ALTINDADIR?

Sık sık veya uzun süreli olarak uçuk çıkıyorsa (Örneğin tedaviye rağmen 10 günden daha uzun süre devam ediyorsa)

Uçuk, bir bebekte ya da 6 yaşından küçük bir çocukta çıkmışsa

Dudak, ağız ve burun çevrenizin dışındaki vücut bölgelerinde, özellikle de gözlerinizde, parmaklarınızda ya da cinsel organınızda uçuk çıkmışsa

Uçuk ile birlikte baş ağrısı, ateş ve kas ağrısı gibi başka şikayetleriniz varsa

Uçuk sarı renkte cerahatli ise

Bağışıklık sisteminizi baskı altına alan ilaçlar, örneğin kortizonlu ilaç kullanıyorsanız

Bağışıklık sisteminizin zayıflığı (yani bulaşıcı hastalıklarla mücadele etme gücünüzün azalmış olması) nedeniyle tıbbi kontrol altındaysanız.
AFT,AĞIZ YARASI VE UÇUK İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ ÖNERİLERİ

UÇUK

-Taze sıkılmış limon suyu veya elma sirkesi sürülür.
-Sarmısağın etli yeri sıkılarak gün içinde sık sık sürülür
-Soğanın etli yeri sıkılarak gün içinde sık sık sürülür
-Oğul utu yağı hafifce sürülür

UÇUK İÇİN DOĞAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Uçuk İçin Losyon 1
Malzemeler :
10 gr. meşe kabuğu
15 gr. ceviz yaprağı
3,5 su bardağı su
Hazırlanışı
Malzemeler karıştırılır. Kısık ateşte 15 dakika kaynatılır. Ateşten alınıp çatal yardımı ile ezilir. Soğuduktan sonra uçuk üzerinde uygulanır.
Not :Meşe kabuğunun kanamaları durdurma özelliğide mevcuttur.

Uçuk İçin Losyon 2
Malzemeler :
1 tutam mayıs papatyası
1 çay bardağı kaynamış su

Hazırlanışı
Malzemeler karıştırılır. Demlenmeye bırakılır. Soğuduktan sonra süzülür. Uçuk üzerine günde 3-4 kez kompres yapılarak uygulanır, İşleme sonuç alınıncaya kadar devam edilir. Bu işlem uçuktaki kaşıntıyıda alır.

Uçuk İçin Losyon 3
Malzemeler :
3 adet andızotu kökü
2 su bardağı su

Hazırlanışı
Malzemeler karıştırılır. Bir taşım kaynatılır. Soğumaya bırakılır. Soğumaya yakın süzülür. Uçuk üzerine günde 5-6 kez kompres yapılır. Uçuğun acısını ve kaşıntısını keser.

Not :Aynı formülü kille de deneyebilirsiniz, her iki formüllede başarılı sonuçlar alınmaktadır.
Andızotu mikroprarı öldürür ve kaşıntıyı keser.

Uçuk İçin Losyon 4
Malzemeler :
1 adet soyulmuş elma
2 su bardağı su

Hazırlanışı
Tencere içerisinde konulan su ve soyulmuş elma kaynatıldıktan sonra kısık ateşte 8-10 dakika daha kaynatılır ve soğumaya bırakılır. Ilık haldeyken elde edilen su uçuk üzerine kompres yapılır ve bu işlem gün içerisinde 5-6 kez tekrarlanır. Arzu edilirse elma suyu çıkartılarakda denenebilir.

Uçuk İçin Losyon 5
Malzemeler :
1 tutam ısırgan otu
1 su bardağı su

Hazırlanışı
Malzemeler karıştırılır ve bir taşım kaynatılır. Soğuduktan sonra süzülür ve elde edilen sıvı uçuk üzerine kompres şeklinde uygulanır.

UÇUK TEDAVİSİ İÇİN EVDE HAZIRLAYABİLECEĞİNİZ MERHEMLER

Malzemeler
Şalgam
Çavdar unu
Şahtere otu
Ceviz yaprağı
Isırgan otu
Susam yağı

Hazırlanış ve Kullanım Reçetesi:

1- Rendelenmiş şalgamlar yirmi dakika süreyle suda kaynatılarak süzülür. Sıkılarak elde edilen posaya çavdar unu karıştırılarak merhem kıvamına gelinceye kadar susam yağı ile yoğrulur. Hazırlanan merhem pansumandan sonra uçuk üzerine sürülür.
2- Şahtere otunun yaprakları sert bir zeminde dövülerek ezilir. Elde edilen posaya, krem kıvamına gelinceye kadar çavdar unu karıştırılarak susam yağı ile yoğrulur. Hazırlanan bu krem uçuk olan bölgeye sürülür.
3- Kıyılmış taze ceviz yapraklan, ısırgan otuyla birlikte dövülerek ezilir. Elde edilen posaya, merhem kıvamına gelinceye kadar çavdar unu karıştırılarak susam yağı ile yoğrulur. Hazırlanan merhem bölgeye sürülür.
Ağız yaraları

Ağız içinde ve dişlerin diplerinde meydana gelirler Basit veya derin olabilirler. İçi sulu kabarcıklar halinde ortaya çıkarlar. Patladıktan sonra yayılır ve acı vermeye başlarlar.

Ağız yaraları bitkisel tedavi

Eşit miktarda şap ve bal karışımı yaralar üzerine sürülüp tükürülür.. Bir ölçek şap ile iki ölçek mazı ezilerek karıştırılır Bu karışım yaralara sürülür. On beş dakika sonra ağızdan atılır. 3 Günde bir adet orta boy çiğ kuru soğan yenir. İki çorba kaşığı hatmiyi bir demlik suda kaynatılır ve süzdükten sonra, günde üç kez bu suyla ağız gargara yapılır. Yüz gram balın içine kırk gram kuru üzüm ezilir, 25 gram anason katılarak merhem yapılır. Bu merhem yemeklerden sonra yaraya sürülür.

 

-Sirke ve susam yağı karışımı ile gargara yapılabilir
-Kuru üzüm, anason ve balı aynı ölçüde karıştırıp, yaraların üzerine sürebilirsiniz.
-Bol kekik çiğnemeniz önerilir
-Ağız içi elma bir bardak suya bir kaiık elma sirkesi katılmış su ile gün içinde 3-5 gargara yapılır
-Aynı şekilde koyu yapılmış ada çayı,yada kekik çayı ile gargara yapılır.
-Sinirli ot suyu yada çayı ile gargara yapılır

ADAÇAYI

ETKİ VE KULLANIM:

Adaçayı yaprakları damarları büzücü ve salgı düzenleyici etkilere sahiptir. İçerdiği uçucu yağından dolayı da bakterilere karşı, mantar hastalıklarına ve virüslere karşı etkileri bulunmaktadır. Haricen ağız ve boğaz mukozası rahatsızlıklarında gargara halinde iltihap giderici olarak; dahilen soğuk algınlığı rahatsızlıklarında ayrıca hazım sistemi problemlerinde kullanılır.

UYARI:

Bir kerede 15 gr. dozun aşıldığı hallerde çarpıntı, sıcaklık hissi, kramp ve denge bozuklukları yapabilmektedir. Anne adaylarının kullanması tavsiye edilmez.
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu ağızdaki yaralar aftlar için kırkkilit otu (atkuyruğu) kürünü öneriyor.

Tarifi: 1 su bardağı kaynar suyun içine 1 tatlı kaşığı kırkkilit otu koyarak 2 dakika (daha fazla değil) kısık ateşte kaynatın. Günde 1 veya 2 bardak tüketin.

Not: İçine tatlandırmak amacı ile başka bir şey eklemeyiniz
Ağız Yarasının Tedavisi İçin kullanılabilecek bir başka reçete

Ahududu yaprağı, Söğüt yaprağı, Yulaf unu, Gelincik, Haşhaş tohumu, Sanginer kökü, Susam yağı, Sirke
Hazırlanış Şekli:
* Ahududu yaprakları, söğüt yaprakları ile birlikte sert bir zeminde dövülerek ezilir. Ezilen karışıma, merhem kıvamına gelinceye kadar yulaf unu karıştırılarak sirke ile yoğrulur. Hazırlanan merhem, susam yağı ile yumuşatı­larak yemeklerden sonra ağzın yaralı mahaline sürülür.
* Taze derlenmiş gelincik yaprak ve tomurcukları, haşhaş tohumlan ile birlikte havanda dövülerek ezilir. Ezilen karışıma, pomad kıvamına gelinceye kadar yulaf unu karıştırılarak sirke ile yoğrulur. Hazırlanan pomad, susam yağı ile yumuşatılarak yemeklerden sonra ağızın yaralı mahaline sürülür.
* Sanginer kökü, gelincik tomurcukları ile birlikte sert bir zeminde dövülerek ezilir. Ezilen karışım, yirmi dakika süreyle sirkeli suda kaynatılır. Sıkılarak elde edilen po­saya yulaf unu karıştırılarak, merhem kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Hazırlanan merhemden tedavi süresince ve ağızın yaralı mahaline sürülür.

Kullanılabilecek diğer bitkiler

Böğürtlen yaprakları çayı balla tatlandırılır.İçine limon sıkılarak içilir.

Dut şurubu ağızda oluşan pamukçuk için gargara olarak kullanılır.Tazede yenebilir.

Fesleğen Bebeklerin ağzındaki pamukçuklar için kullanılır.Fesleğen çiçeği,tohumu ve yaprakları kurutulduktan sonra çay olarak demlenip içilebilir.Bu çayı büyükler günde 1-2 bardak tüketebilir.

Muşmula kaynatılır ve suyu ile ağız gargara yapılarak çalkalanırsa pamukçuk oluşumunu engeller.

 

 

 

.

Paylaş:
"AĞIZ İÇİ YARALAR,AFT,UÇUK,ÜLSERLER" HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Bu konuya hiç yorum yapılmadı.

Yorum yapma kapalı.

HEMEN YORUM YAP
img

BU HABERLER DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Atardamar Tıkanıklıkları
Atardamar Tıkanıklıkları Akut (ani gelişen) ya da kronik arter tıkanıklıkları...
Apseler ve İltihaplar
Apseler ve İltihaplar Çeşitli bakteriler,Apse ve enfeksiyonlara (iltihaplara) neler sebep...
Bademcik İltihabı (Tonsillit)-Anjin
Bademcik İltihabı (Tonsillit)-Anjin Boğazın dibinde bademcikleri görebilirsiniz. Bademcik , tonsil,...
haber kategorileri
  • Kategori yok
çok okunan haberler
Malesef, bugün hiç haber girilmedi.
Malesef, bu hafta hiç haber girilmedi.
Malesef, bu ay hiç haber girilmedi.

Başvuru Kaynakları Başvuru Kaynakları